Eğer “Âlem neden var, ben neden varım, hayatın anlamı nedir?” gibi sorular üzerine düşünmeyeceksek akıl neden var? Diğer canlılar gibi yiyip ölmek içinse gerçekten ağır bir yük.
“Bütün bunlar, yani âlem, nereden geliyor?”
Muhtemel cevapları inceleyelim:
- “Hep vardı, ezelîdir, bir yerden gelmemiştir, başı yoktur.”
Öyleyse zamanı an an düşünelim. Bir andan diğerine geçerek zamanın içerisinde ilerliyoruz. Âlemin içinde olduğumuz ana varması için geçmişteki bütün anlardan geçmiş olması zorunludur diyebiliriz. Bu durumda eğer varoluşun bir başı yoksa bu ana ulaşmak için geçilmiş olması gereken sonsuz an var demiş oluruz.
Sonsuzluk, tanımı gereğince, bitebilen bir şey değil. Eğer bitiyorsa sonu var. Eğer bu ana varıldıysa bitmiş demektir. Demek ki geçilmesi zorunlu olan sonsuz an tüketilemez. Öyleyse âlem ezelî değildir.
- “Yoktan, kendiliğinden ve rastgele var oldu.”
Yokluk, tanımı gereğince, hiçbir şey içermez. Bu durumda bir şeyin var olabileceği ne bir alan ne bir zaman ne bir kural ne bir form vardır; hiçbir şey yoktur. Bir şeyin kendiliğinden var olabileceği bir kendi yoktur. O hâlde yoktan bir şeyin kendiliğinden var olması maksimum mantıksızlıktır.
Dikkatli düşünüldüğünde rastgelelik de yokluktan farksız.
Bir şey belirlenmişse rastgele değildir, çünkü rastgelelik neyin gerçekleşeceğinin belli olmamasıdır. “Herhangi bir şey değil, bu olacak.” demiş oluruz.
Tamamen rastgele bir olay düşünelim:
Öncelikle elimizde bir “mümkünler kümesi” bulunması gerekir ki içinden bir şey rastgele gerçekleşebilsin. Kümedeki herhangi bir olayın gerçekleşmek için diğerlerine göre bir önceliği yoktur; bu yüzden hiçbir olay gerçekleşemez. Bazılarına daha yüksek öncelik vereceksek bu da belirlenmiş bir yöntem ister, rastgele olmamış olur. Hâliyle küme “mümkün olmayanlar kümesi” olur. Bu da zaten yokluktur. Eğer mümkünler kümesi değil, tekil ihtimal varsa bu da zaten rastgele değildir.
Farkındaysanız başka bir ihtimal yok; varlık ya ezelîdir ya da yoktan var olmuş olmalı. İkisi de imkânsız olduğuna göre ne var ne de yok çıkıyoruz. Böyle de olamayacağına göre sistem kendini açıklayamıyor; yani âlemin dışında bir açıklamaya ihtiyacımız var.
Bu konuyu da sonraki yazıda inceleme niyetindeyim.